16 Ağu

Kişisel olarak senaristi ve yönetmeni aynı olan filmleri seviyor olmam, korku filmlerine olan önyargılı bakışıma rağmen meraklandırmıştı beni bu film için. Önyargı ise şu, ya Japon’dan bozma korku filmleri, ya da efektle korkutan filmlerden gına geldi. Son zamanlarda sadece Testere serisini çok etkileyici bulduğumu söyleyebilirim, o da korku filminden çok “psikolojik sert gerilim” gibi tanımlanabilir belki… Liv Tyler’ın başrolde oluşu da güzellerin ve yakışıklıların kaderi olan “rolün hakkından gelebilir mi ki” sorusunu gündeme getiriyor bu filmle ilgili. Fakat filmi izleyince yönetmenin bu bebek yüzlü kızımızı niye seçtiğini anlamak zor olmuyor. Tyler, dehşeti ve çaresizliği oldukça başarılı mimiklerle hayata geçirmiş, ağlamaklı bakışlar o bebek suratta çok doğal durmuş. Yapı olarak da iri olduğundan, kaçmak, kendini... 
devamını oku#187;