24 Ağu

Soysuzlar Çetesi, nasıl ki Tarantino için zor bir sınavsa, bir Tarantino filminin kritiğini yazmak da benim için o denli zor. Zor, çünkü hissettiklerimi, hissettirdiklerini kelimelerle ifade ederken sanki yetersiz kalacak birşeyler var. Tarantino western filmlerini seviyor. Tarantino uzakdoğu filmlerini seviyor. Tarantino sinemayı seviyor. Tarantino spagetti western de denilen bu janraları yalamış yutmuş. Artık yönetmenliğini, yapımcılığını, yardımcı yönetmenliğini bilen biz izleyiciler, Tarantino’ya ait bazı takıntılardan haberdarız. Seçtiği müzik, seçtiği kadrajlar, seçtiği renkler, seçtiği diyaloglar, artık “Tarantino filmi” denen algıyı yaratmış durumda. Buna feci halde karşı çıkanlar da var tabii, tevellüt olarak daha da gerileri bilen, geçmiş zaman olur ki westernlerini Tarantino kadar olmasa da yalayıp yutan... 
devamını oku#187;

7 Ağu

Biz insanlar, tarihimizi, geçmişte yaşanan savaşları unutmamak ve binlerce yılın öcünü almaya devam etmek için bir hafıza oyunu haline getirmeye devam edelim, bulutların üzerinde yer alan, yerçekimi olmayan gezegen Terra’da, barışın yolu bulunmuştur bile: geçmişi unutmak, unutturmak, öğretmemek, hatırlatmamak. Terra’da “bugün” vardır. Ve bugün herkes barışın peşindedir. Geçmiş acılıdır, anneler ölmüş, babalar sakat kalmıştır ama geçmişi bugüne taşımayı değil, bir yerlere gömmeyi tercih eder Terra’lılar ve çocuklarına savaş diye bir kelimenin anlamını dahi öğretmezler. Müzik gibi birçok sanat, şükran duyguları ve armoni içinde geçen güzel günler, insan denen yaratığın Terra’ya adım atmasıyla bulanıklaşır. İnsanoğlu, Dünya’da, tüm doğal kaynakları tüketmiş, kendi sonunu hazırlamış ve kendiyle... 
devamını oku#187;

1 Ağu

Filme de uyarlanmış bir Charles Dickens eseri, “A Christmas Carol” adlı romanın konusunu hatırlatan bir hikayesi var filmin. Noel gecesi üç ayrı hayalet tarafından ziyaret edilen baş kahraman, geçmiş, şimdiki zaman ve geleceğiyle yüzleşmek durumunda kalıp iyi bir insan olmaya karar verir. Filmde de yakışıklı aktörün canlandırdığı karakter, abisinin düğünü öncesi, inanmadığı aşk ve evlilik kavramlarıyla ilgili hayaletlerle karşılaşır ve geçmişini şimdiki zamanını ve geleceğine uzaktan bakarak yaptığı yanlışları farkeder. Filmin başrol oyuncuları Matthew Mcconaughey ve Jennifer Garner rollerinin hakkını vermişler, fakat filmde Micheal Douglas’ın varlığı vasat bir pastanın üzerindeki muhteşem krema gibi olmuş. Çapkın kurt rolüyle daha önce çok fazla karşımıza çıkmamış olan Douglas, Wayne amca karakterinde... 
devamını oku#187;